Bugünkü yazı ise benim ve 10-tm hakkında olucak.. [şube belirtmedim zaten 17 kişilik tek bi sınıfız..] (ve başından belirtiyim sıkıcı bi yazı olabilir.)
Bilindiği üzere ben Mert sınıfta iki Mert olduğumuz için ben Mert Ş. diğer Mert ise Mert T. olmakta..
(şimdi böle ufak ufak bilgiler veriyorum anlatırken kimin kim olduğunu anlayın diye)
Ondan sonra mesela ben isimlerin sonuna 'can eklemeye bayılırım bu genelde de her isimde yaparım. Efe'can saolsun öle bi konuştuki kendimi bu yazıyı yazmaya mecbur hissettim. :D
Tamam başlıyoruz.. ama nerden başlasam bilemedim şimdi?
-
-
Buldum. İKHAL de okul yönetiminin TM sınıfını sınıftan saymamasıyla başlıyorum. Okulda geçen gün her sınıfa projeksiyon takıldı. Buraya kadar iyi hoş güzel, ama tm lere takılmadı gerekçesi ise tm lerde görsel ders yokmuş?! Bu konuyu daha fazla uzatmadan burada noktayı koyuyorum.
-
Evet 2-3 gün önce de yazdığım gibi Adnan hocayı uğurluyoruz arkadaşlar, ama şimdi daha büyük sorunlarımız var.. Şuan da burada isim vermiycem ama "beterin beteri vardır" sözü tam bizim sınıfça sorunumuzu belirtiyor. Sanırım demek istediğimi anladınız.
-
3kasımda TÜYAP'taydık. Olaylara en başından başlicam..
2kasım akşamı, benim derinliklerimde bi kasvet hakimdi, tüyapın detaylarını 5-6 kişiye 3-5 kere sormuşumdur herhalde, ama elimde değil biraz normal biraz anormalim nede olsa "DeLy"'im. Neyse n'yaptık ettik 2kasım bitti ve son derece hoş bir 3kasım sabahı beni karşıladı (ki daha sonra daha eğlenceli olacağını bilemezdimde). En sonunda okula vardık, 17 kişilik sınıfımızın bin bir türlü insanları, alacakları kitapların listeleriyle beklemekte..
Evet benim kafama basmayan ilk olay tüyapa 45dk gitmiş olmamız oldu. İlk başta bu size garip gelmeyebilir ama mesefa Kartal-Beylikdüzü [İKHAL-TÜYAP] ve birde İstanbulun trafiğini düşününce ben bu işe bi anlam veremedim. Neyse herhalde biara yastık'can la uyumuşta olabilirim, gerçi sonradan TEM'den gitik ondan çabuk oldu filan dediler ama bilemiyorum..
Yolda ege'canlar milleti baya bi işlettiler telefonla, en son joy fm den konser bileti veriyolardı sonra ne oldu bilemiyorum..
Evet fuara gelince TÜYAP'ın bu seneki teması "1968, 40 yıl öncesi ve 40 yıl sonrası" idi. Zaten fuara bu konuyla ilgili olarak katılan yerli ve yabancı yazarların sayısıda gözden kaçmıyordu.
Tekrar sınıfa dönmek gerekirse kitapkurtları yine işbaşındaydı, öle ki taşınmıycak kadar. Sanırım bu konuda 20 kitapla Cansu'can önde götüryor..
A ben mi? Ben en avantajlı alışverişi yapandım herhalde 11(y)TL'ye 3kitap, başkada almadım zaten(ama burdan kitap okumayı sevmeyen biri olarak görmeyin beni, sadece bu tür fuar ortamlarında bişeyi aramayı sevmem, yoksa kitaba devam..)Tabi kitaplar ayşegül okulda serisi olduğundan değildi ucuzluğu Evren hocanın(edb.) istediği kitaplardı, ama niye ucuzlar bilemiyorum.
Mcdonalds'ın ise neresinden bahsetsem bilemiyorum ama uzatmadan kısa bi şekilde anlatmak gerekirse. 30dk da dağıttık orayı. Başta gnctrkcll şifresi veren makine olmak üzere pek sağlam şeyler kalmadı, orada bulunduğumuz sürece dökülen 5 kolanın 4ünüde dökme başarısını ayrıca gösterdiğimiz için kendimizi kutlama gereği hissediyorum.
Aktaracağım bir diğer not ise büyük ve küçük yayınevi arasındaki fark olucak, öyleki kimi büyük yayınevlerinin standında kitap okumak için sandalye varken, bazı yayınevleri isimlerini bile yazamamıştı stand çadırına.. Bu biraz komik olsada düşününce birazda üzücü, malasef makinem yanımda değildi olsaydı bu farkı sizlerle paylaşırdım.
.jpg)
.....[10-tm].....
[Soldan sağa: arkadaki ayaklı üçlü Volkan, Onur, Atacan]
[Soldan sağa oturanlar: Ben(Mert Ş.), Cemre, Gülşah, Cansu, Öykü, Yaprak, Merve; en altta oturan Mert T.]
İşte 2 günüm böyleydi..
Buarda 30 aldığım matematik yazılısından sonra edebiyat sınavından da 79 almak bana iyi bi gaz verdi..
DeLy..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder